2500 TL üzeri ücretsiz kargo
2500 TL üzeri ücretsiz kargo
2500 TL üzeri ücretsiz kargo

1964 Ankara doğumlu sanatçı, 45 yaşından sonra başladığı resim serüveninde, hem izleyicilerin hem de koleksiyonerlerin beğendiği ve ilgilendiği bir ressam olmayı kısa sürede basardı.


Çizimlerinde, kendine özgü dünyasını baş döndürücü detaylarla zenginleştiren sanatçı böylelikle hem minyatür gelenegi gibi tasvir biçimine yakın durmaya hem de popüler imgelerle içinde yaşadığı zaman dilimini eğlenceli bir şekilde görselleştirmeye çabalamaktadır.


Sanatçının görsel hafızasını yansıttığı günlükleri ise farklı katmanlarda hem sosyal hem de bireysel deneyimlerin ipuçları ile zenginleştirilmiştir. Günlükler, sanatçının kurduğu renkli kaleidoskopik dünyası içinde, kendi gerceğini nasıl biçimlendirdiğini izleyiciye iletir. Sanatçının calışmaları, Türkiye'nin birçok saygın resim koleksiyonunda yer almaktadır.

Image

Erkan Akyıldız, Artvin’de doğdu ve sanatla ilişkisi çocukluk yıllarında şekillendi. Doğup büyüdüğü coğrafyanın doğası, renkleri ve sakinliği, ilerleyen yıllarda sanatsal bakışının arka planında yer alan önemli unsurlardan biri haline gelmiştir. Bursa’daki Zeki Müren Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Resim Bölümünde aldığı temel sanat eğitimi, onun teknik becerilerini ve estetik anlayışını güçlendirirken, resme duyduğu ilgiyi profesyonel bir çizgiye taşıdı.


Bu erken dönemde kazandığı sanatsal disiplin ve estetik bakış, eğitimini Marmara Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim Bölümünde sürdürmesiyle daha da güçlenmiştir.

Üniversite yıllarında hem çağdaş sanatın düşünsel temelleriyle tanıştı hem de üretim pratiğini derinleştirdi. Bu dönemde kazandığı akademik perspektif, ilerleyen yıllardaki çalışmalarına yön veren önemli bir zemin oluşturdu.


Mezuniyetinin ardından grafik tasarım alanında çalışan Akyıldız, bu deneyimle görsel iletişime, sadeleşmeye ve kompozisyon bütünlüğüne dair farkındalık geliştirdi. Tasarım pratiği, düzen, netlik ve modern bir estetik dil oluşturmasında etkili olmuştur.


Kariyerindeki en belirleyici dönemlerden biri, ressam Mehmet Sinan KURAN ile 13 yıl boyunca devam eden ortak çalışma sürecidir. Bu atölye deneyimi, onun farklı teknikleri pekiştirdiği, farklı malzemelerle pratik yaptığı ve kişisel stilini olgunlaştırdığı bir zaman dilimi olarak öne çıkar. Aynı zamanda bu süreç, kendi tarzını, ritmini ve üretim dilini keşfetmesine önemli bir katkı sağlamıştır.


Bugün Erkan Akyıldız, tüm bu birikimin doğal bir sonucu olarak, kendi bağımsız sanatsal yolculuğunu inşa etme yolunda hedefler edinmiş birisi olarak üretimde bulunuyor. Grafik tasarım disiplininden gelen keskinlik ve düzen anlayışı; akademik resim eğitiminin sağlam temeli ve uzun yıllara yayılan atölye pratiği ışığında çalışmalarını sürdürmektedir.


Image

Atölye SIR, modern ve sade yaşam alanlarından esinlenerek 2020 yılında kuruldu.


Üretim ve yaratım sürecinde, çeşitli alanlarda ve farklı projelerde markalarla işbirliği yaptı. Atölye SIR ürünleri işlevsel, modern ve sade bir dokunuşu temsil eder. Her ürün kalite, işlevsellik ve günlük yaşamı iyileştirme odaklı olarak üretilir. Yani kullanım alanları ve yaşam alanları için kolay ve uyumlu ürünler oluşturur. Stüdyodaki her bir parça özenle el işçiliğiyle yapılır ve formuna uygun şekilde sırlanır, işlevini yerine getirir.


Atölye SIR birinci sınıf ve kaliteli malzemeler kullanarak benzersiz seramikler yaratma konusunda uzmanlaşmıştır.

Image

Atelier Triquetra, seramik tutkusunu yıllar boyunca hobi olarak sürdüren biri müzisyen, biri mühendis ve biri yönetici üç yakın arkadaşın ortak hayalinden doğmuştur.


Her biri kendi alanında bambaşka ritimlere sahip olan bu üç arkadaş, yıllar boyunca seramikle bireysel olarak ilgilenmiştir. Kovid döneminde aksayan bireysel çalışmalarının ardından dostluklarına seramik yolculuklarını da ekleyerek 2021 yılında İstanbul Anadolu Hisarı’nda kendi atölyelerini kurmuşlardır.


Atölyeye adını veren Triquetra, Latince kökenli “üç köşeli” anlamına gelir ve üçlü birlik kavramını temsil eder. Bu sembol; ruh–beden–zihin, geçmiş–şimdi–gelecek ve doğum–yaşam–ölüm döngüleri gibi pek çok bütünlüğü ifade ettiği gibi, aynı zamanda atölyenin kurucuları Burçin, Mehtap ve Saadet’in birlikteliğini simgeler. Seramik sanatının temelini oluşturan çamur–su–ısı üçlemesi de bu anlam bütünlüğünü tamamlar.


Atelier Triquetra ekibi, ağırlıklı olarak stoneware çamur ile yüksek derecede pişirimler gerçekleştirmekte; hem sofra kullanımı için dayanıklı ve fonksiyonel ürünler, hem de dekoratif amaçlı özgün tasarımlar üretmektedir. Her bir parça elde şekillendirildiği için eşsizdir ve geleneksel seramik zanaatini modern bir yorumla buluşturur. Atölye kendi koleksiyonlarının yanı sıra özel sipariş taleplerinde de severek çalışmaktadır. Aynı zamanda diğer sanat dallarıyla iş birliği çalışmaları yaptıkları özel seri eserleri de bulunmaktadır.


Atelier Triquetra ürünlerinin her biri, üç arkadaşın paylaşımı, emeği ve yaratıcı birlikteliğinin bir yansımasıdır. Üretilen her eser kendi hikâyesini içinde barındırır.

Image

Sankofa Art Curation markası altında üretilen Cici çantalar, kutup ayıları, kuşlar, leoparlar, kunduzlar, eşekler ve köpekler gibi figürlerle sıra dışı bir stil sunuyor. Bu hayvanlar, insanlığın yarattığı tehditler karşısında öfkeli ve kederli görünüyor. Her biri sessiz bir çığlık. Yüzlerindeki hüzün, insanlığın doğaya ve canlılara verdiği zararın yıkıcı sonuçlarını anlatıyor.


Her Cici çantası sadece bir moda aksesuarı değil; aynı zamanda doğa ve hayvanlar için bir ses. Bu çantalar, hayvanlara yapılan zulme hayır diyemeyenler için bir sembol haline gelebilir; çünkü bu hayvanların gözlerindeki hüzün, öldürülen, yerinden edilen ve küçülen yaşam alanlarına terk edilen milyonlarca canlının acısını yansıtıyor. Her çanta, bir hayvanın hayatta kalma mücadelesini temsil ediyor ve bilinçli tüketicilere güçlü bir mesaj veriyor:

"Moda sadece zarafetle ilgili değildir; aynı zamanda vicdanla da ilgili olabilir."

Image

Tasarım pratiğini doğal malzemeler üzerine kurgulayan Meltem Eke; yün, lif ve kumaşa yeni bir form kazandırma tutkusuyla çalışan bir isim. Keçe ve dokuma gibi köklü teknikler, onun ellerinde modern bir yoruma kavuşuyor. Pratiği tamamen yavaş üretim ve sabır üzerine kurulu olan Eke'nin dünyasında; renkler özgür, malzemenin doğal dokusu ise başroldedir. Seri üretimin aksine her tasarım elde tek tek şekillenir; sonuç ise kendi ruhu ve hikayesi olan, tekrarı imkansız, özgün parçalardır.

Image

Gülnur Özdağlar ODTÜ’de mimarlık okudu, mezun olduğu 1986 yılından başlayarak mimar olarak çalıştı, çeşitli gruplarla proje yarışmalarına katıldı, çok sayıda yarışmada ödül kazandı. Mimarlığın yanı sıra grafik tasarım ve fotoğraf çalışmaları yurtdışında dergi ve kitaplarda yayımlandı. Dijital sanat alanında katıldığı uluslararası yarışmalarda ödüller aldı. 2008 yılından bu yana, kendi geliştirdiği teknikle PET şişeleri dönüştürerek nesneler yapıyor. 


Tertium Non Data Latince bir simyacı deyişi, "Üçüncü Veri Yok" demek. İki elementin birleşerek üçüncü yepyeni bir madde oluşturması, örneğin simyacının tenekeden saf altın yaratması esrarengiz bir süreçtir. Dönüşümü mümkün kılan şeyin yani 3. verinin ne olduğu bilinemez. Bu deyişin benim işlerimi anlattığına inanıyorum; çöpe atılan plastik şişeleri mücevhere dönüştürürken 3. veri belki de işçiliktir, belki sanatsal dokunuştur. 
Gelecekte plastiğin kayıpsız geri dönüşeceğine, bunun “biçimlerin yaratılışına yön vereceğine”, geri dönüşüm, hatta ileri dönüşüm değil “karmik telafi” yi sorun edeceğimize, yani daha güzel bir dünyaya inanıyorum.

Image


İrem Günyol, 1971 İstanbul doğumluyum.  3 yaşlarında duvarlara sürekli daireler çizerek o yıllarda neden çizdiği anlaşılamayan bir çocukluk dönemi ardından özellikle insan yüzü ve anatomisine merakımla gelişen çizimler sonrasında bu yeteneğimi geliştirmeyerek geçen yıllardan sonra 44 yaşında keçe ile tanışmam hayatımın dönüm noktalarından biri oldu.


Kendi kendime öğrendiğim teknikleri geliştirerek geleneksel keçeciliği modernize tasarımlarla yeniden harmanlayarak özellikle figüratif 3 boyutlu çalışmalara yoğunlaştım. Keçe yününün dokusu doğallığı ve geçmişte kullanıldığı alanlar beni hep etkiledi. Dünyanın bir çok ülkesinden farklı yünlerle çalışma fırsatım oldu. Özellikle bir dönem verdiği sıcaklık ve yapısındaki doğallıktan etkilenerek terlikler çalıştım. Rengarenk, düz üzeri desenli çeşit çeşit terlikler. Yapım aşamalarının çok meşakkatli olması ve ülkemizde ederinin maalesef olmayışı sebebiyle figüratif çalışmalara yöneldim. Önceliğimi de köpeklere ve kedilere verdim. Böylesine aşkla sabırla ruhuma kalbime ve beynime iyi gelen ve bu alanda yaratıcı özgün eserler çıkararak kendimi bulmama adeta vesile olan bu sanatı ömrüm el verdiğince devam ettireceğime inanıyorum.

Image

Mimar Eylem Pala Uluğ öğrencilik yıllarından itibaren bireysel olarak ve farklı ekiplerle birçok ulusal yarışmaya katılmış, bunların 16sında farklı derecelerde ödül grubunda yer almıştır.

Mezun olduğu günden itibaren bünyesinde olduğu Atölye Uluğ Mimarlık İşleğinde büyük ve küçük ölçekli birçok mimari projenin tasarım ve uygulamasında aktif rol almıştır. 


2016 senesinden bugüne mimarlık mesleği ile ilgili çok kişisel bir çalışma alanı yaratarak hem mesleğinin hem de bireysel varoluş biçiminin  'sürdürülebilirliği' üzerine düşünmeye başlamıştır. Sürdürülebilirlik mutlak bir üretim fikrini beraberinde getirmiştir, bu üretimin nesnesi ise tek kullanımlık çöpe gidecek olan plastik poşetler olmuştur.


Mimarlık üretiminin yanında plastik poşetler ile geçen yaklaşık 1,5 yıllık araştırma dönemi sonucunda kendine has bir teknik geliştirmiş ve farklı biçimlerde ve farklı alanlarda kullanılabilen yeni bir hammadde elde etmeyi başarmıştır.


Bu yapma biçiminin daha sürdürülebilir bir dünya fikrini geliştirmeye hizmet ettiğini düşünmektedir. Bu üretim tekniği ile bir çok farklı obje tasarlayıp üretmektedir. Tasarımları ulusal ve uluslararası mecralarda yayınlanmış, grup ve solo sergilerde yer almıştır.

Image


Fem Güçlütürk, doğayla samimi ilişkisini hem yazılı eserlerine, hem sanatsal üretimine, hem de toplumsal paylaşımlarına yansıtan bir sanatçı.


Doğaya dair gözlemlerini, günlük hayat ritimlerini, bitkilerle kurduğu ilişkiyi ve form ve renk dünyasını tuval, kağıt ve başka malzemelerle yansıtır.


• Arka plan: Avusturya Lisesi mezunu, Boğaziçi Üniversitesi eğitimli ve uzun yıllar iletişim ve marka yönetimi alanında çalıştı.

• Labofem: 2014’te İstanbul’da

kurduğu Labofem Bitki Atölyesi, bitkilerle dolu yaşam tarzını ve bitki bakımını merkeze alan bir platform/marka haline geldi.  

• Doğaya dönüş: Son 10 yıl içerisinde doğa içinde bir yaşama geçiş yaptı. Muğla kırsalında yaşamayı seçti. 

• Medya & Eğitim: BeIN, YouTube ve Gazete Oksijen’de bitki bakımı ve doğaya dair paylaşımlar yapıyor, gezi ve yaşam tarzı yazıları yazıyor.  

• Sanatsal Duruş: Estetik, doğa merakı ve pratik bilgi birikimini birleştiren sanatçı form ve renkleri, bitki, hayvan ve doğal yaşam detaylarını farklı tekniklerle işler. 


📖 Labofem: Bitkilerle İyi Geçinme Rehberi (2024)

• Bitki bakımı, saksı bitkileriyle ilişkiler, doğru toprak ve besin seçimi gibi pratik bilgiler sunan rehber niteliğinde bir kitap. 


Palmiye ile Karatavuk (2024)

• Fem Güçlütürk’ün Labofem’in bahçesindeki doğa döngüsünü çocuk kitabı olarak yazıp resimlediği sıcak bir hikâye. 


Sergi ve Sanat Üretimi


🎨 Biz Sonradan Geldik Sergisi (2025)

• İlk kişisel sergisi “Biz Sonradan Geldik”, Inspera Bodrum’da gerçekleşti. 


🖼️ Gel Beraber Çizim Atölyesi (2025)

2025 yılının son çeyreğinde başlattığı Gel Beraber çizim atölyesi 2 katılımcı ile 2 gün sürüyor. Birlikte doğada geçirilen sürede renk, form, doku ilhamları toplanıyor malzeme, teknik çeşitliliği ile tanışılıyor ve gün boyu birlikte çizim denemeleri yapılıyor.

Image


Yağmur ÇALIŞ, 2005 yılında İstanbul Avni Akyol Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Resim Bölümüne kabul edildi. Dört yıllık eğitiminin ardından 2009 yılında MSGSÜ Heykel Bölümüne birincilikle girerek sanat eğitimine devam etti.

Ahşap Heykel Bölümünden mezun olan Çalış, klasik yontu anlayışının sınırlarını aşarak, ailesinden miras kalan küfecilik geleneğini kendi konstrüksiyon yaklaşımıyla yeniden yorumladı. Heykel pratiğinde malzeme çeşitliliğine önem veren sanatçının ana malzemelerinden biri de kâğıttır.

Eserlerinde doğanın savunma mekanizmaları ve kavramsal zıtlıkları üzerine yoğunlaşan Çalış, üretimlerine Bursa İznik’teki atölyesinde devam etmektedir.

 

Seçilmiş Sergiler

• 2015 On Paper Grup Sergisi - Gaia Galeri

• 2015 Contemporary İstanbul Sanat Fuarı

• 2016 Umulmadık Topraklar - Artist2016 TÜYAP

• 2017 Taksimsel Duruş Grup Sergisi - Cer Modern

• 2017 Ütopya - Artist2017 TÜYAP

• 2019 Contemporary İstanbul Sanat Fuarı - Art Factory

• 2019 Bir Maniniz Yoksa Grup Sergisi - Art Factory

• 2020 The Heirs Grup Sergisi - Hinterland Galeri, Viyana

• 2020 So Near Yet So Far - Villa Waldberta, Münih

• 2020 Suyun Taksimi - Karşı Sanat Çalışmaları Grup Sergisi

• 2020 Asla Gözlerini Kaçırma - Karşı Sanat Çalışmaları Grup Sergisi

• 2020 MamutArt Project

• 2021 Contemporary İstanbul - Seçkin Pirim ile Ustalaşma Döngüsü ortak proje - BROTHERS1801

• 2021 One Akaretler

• 2021 The Ummunity - Karşı Sanat Çalışmaları, Galerie der Künstler - Münih

• 2023 Yarının Hayaletleri Grup Sergisi - Barın Han

• 2023 Nord Art 2023 ‘focus country’ Türkiye pavyonu

• 2023 Artistanbul Feshane - Ortadan Başlamak - Grup Sergisi

Image


Gülşah PESTİL, 1988 yılında İstanbul’da doğdum.Sanat tarihçisi, sanatçı ve küratör olarak disiplinlerarası bir perspektifle çalışmalarımı sürdürmekteyim. Eğitim hayatıma İstanbul Üniversitesi Taşınabilir Kültür Varlıklarını Koruma ve Onarım Bölümü’nde başladım ve 2013 yılında lisans eğitimimi tamamladım. Yüksek lisans derecemi 2022 yılında Medeniyet Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü'nden, aldım. Şu anda İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nde doktora eğitimine devam etmekte ve "Osmanlı Kitap Sanatlarında Mekan ve Temsil" başlıklı tez çalışmasını yürütmekteyim.


2025 yılında "Timeless", 2020 yılında Canan: Gönül Dili ve yine 2022 yılında "Başka Bir Âlem" gibi kişisel ve karma sergilerin yanı sıra, Mardin Uluslararası Tasarım Vakfı bünyesinde düzenlenen "Mardin: Düşler ve Gerçekler" (2023) gibi projeleri hayata geçirdim.


Medeniyet Sanat, Varlık ve Artisan Sanat gibi dergilerde çeşitli makaleler yayınlamanın yanı sıra, 2024 yılında Frankeştayn Kitabevi’nde düzenlenen "Osmanlı Resminde Pornografi" başlıklı konuşma ve İBB IPA İstanbul Kitaplığı bünyesindeki minyatür odaklı söyleşi serileri gibi etkinliklerde moderatör ve konuşmacı olarak yer aldım.


Akademik ve sanatsal odağım, geçmişin estetiğini bugünün sorularıyla yeniden yorumlamak üzerine kurulu. Osmanlı görsel kültürü, İslam sanatında toplumsal cinsiyet temsilleri, feminist ve queer sanat tarihi yaklaşımları, çalışmalarımın merkezinde yer almaktadır. 

Image


 1982 Bursa doğumlu olan Özge Tezgör, lisans eğitimini Uludağ Üniversitesi Matematik & İktisat, yüksek lisans eğitimini ise Uludağ Üniversitesi Matematik bölümünde tamamladı. 2005 yılından bu yana otomotiv sektöründe profesyonel kariyerine devam etmekte olan sanatçı, 1996 yılında ilk kişisel filografi sergisini açtı. 1988 yılından itibaren sanat atölyelerinde resim çalışmalarına devam eden sanatçı, güzel sanatlar fakültelerinin sanat eğitim programları ile çalışmalarını desteklemiştir. İstanbul, Bodrum ve Bursa’da 22 adet karma ve 5 solo sergiye katılan Tezgör, 2022 yılında “UKDE” isimli ilk kişisel resim sergisini açmıştır. Sanatçı, 2023 yılında Frank Art Studio, 2025 yılında UZ Art Gallery ile çalışmaya başlamıştır.

Image