2500 TL üzeri ücretsiz kargo
2500 TL üzeri ücretsiz kargo
2500 TL üzeri ücretsiz kargo

1964 Ankara doğumlu sanatçı, 45 yaşından sonra başladığı resim serüveninde, hem izleyicilerin hem de koleksiyonerlerin beğendiği ve ilgilendiği bir ressam olmayı kısa sürede basardı.


Çizimlerinde, kendine özgü dünyasını baş döndürücü detaylarla zenginleştiren sanatçı böylelikle hem minyatür gelenegi gibi tasvir biçimine yakın durmaya hem de popüler imgelerle içinde yaşadığı zaman dilimini eğlenceli bir şekilde görselleştirmeye çabalamaktadır.


Sanatçının görsel hafızasını yansıttığı günlükleri ise farklı katmanlarda hem sosyal hem de bireysel deneyimlerin ipuçları ile zenginleştirilmiştir. Günlükler, sanatçının kurduğu renkli kaleidoskopik dünyası içinde, kendi gerceğini nasıl biçimlendirdiğini izleyiciye iletir. Sanatçının calışmaları, Türkiye'nin birçok saygın resim koleksiyonunda yer almaktadır.

Image

Erkan Akyıldız, Artvin’de doğdu ve sanatla ilişkisi çocukluk yıllarında şekillendi. Doğup büyüdüğü coğrafyanın doğası, renkleri ve sakinliği, ilerleyen yıllarda sanatsal bakışının arka planında yer alan önemli unsurlardan biri haline gelmiştir. Bursa’daki Zeki Müren Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Resim Bölümünde aldığı temel sanat eğitimi, onun teknik becerilerini ve estetik anlayışını güçlendirirken, resme duyduğu ilgiyi profesyonel bir çizgiye taşıdı.


Bu erken dönemde kazandığı sanatsal disiplin ve estetik bakış, eğitimini Marmara Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim Bölümünde sürdürmesiyle daha da güçlenmiştir.

Üniversite yıllarında hem çağdaş sanatın düşünsel temelleriyle tanıştı hem de üretim pratiğini derinleştirdi. Bu dönemde kazandığı akademik perspektif, ilerleyen yıllardaki çalışmalarına yön veren önemli bir zemin oluşturdu.


Mezuniyetinin ardından grafik tasarım alanında çalışan Akyıldız, bu deneyimle görsel iletişime, sadeleşmeye ve kompozisyon bütünlüğüne dair farkındalık geliştirdi. Tasarım pratiği, düzen, netlik ve modern bir estetik dil oluşturmasında etkili olmuştur.


Kariyerindeki en belirleyici dönemlerden biri, ressam Mehmet Sinan KURAN ile 13 yıl boyunca devam eden ortak çalışma sürecidir. Bu atölye deneyimi, onun farklı teknikleri pekiştirdiği, farklı malzemelerle pratik yaptığı ve kişisel stilini olgunlaştırdığı bir zaman dilimi olarak öne çıkar. Aynı zamanda bu süreç, kendi tarzını, ritmini ve üretim dilini keşfetmesine önemli bir katkı sağlamıştır.


Bugün Erkan Akyıldız, tüm bu birikimin doğal bir sonucu olarak, kendi bağımsız sanatsal yolculuğunu inşa etme yolunda hedefler edinmiş birisi olarak üretimde bulunuyor. Grafik tasarım disiplininden gelen keskinlik ve düzen anlayışı; akademik resim eğitiminin sağlam temeli ve uzun yıllara yayılan atölye pratiği ışığında çalışmalarını sürdürmektedir.


Image

Atölye SIR, modern ve sade yaşam alanlarından esinlenerek 2020 yılında kuruldu.


Üretim ve yaratım sürecinde, çeşitli alanlarda ve farklı projelerde markalarla işbirliği yaptı. Atölye SIR ürünleri işlevsel, modern ve sade bir dokunuşu temsil eder. Her ürün kalite, işlevsellik ve günlük yaşamı iyileştirme odaklı olarak üretilir. Yani kullanım alanları ve yaşam alanları için kolay ve uyumlu ürünler oluşturur. Stüdyodaki her bir parça özenle el işçiliğiyle yapılır ve formuna uygun şekilde sırlanır, işlevini yerine getirir.


Atölye SIR birinci sınıf ve kaliteli malzemeler kullanarak benzersiz seramikler yaratma konusunda uzmanlaşmıştır.

Image

Atelier Triquetra, seramik tutkusunu yıllar boyunca hobi olarak sürdüren biri müzisyen, biri mühendis ve biri yönetici üç yakın arkadaşın ortak hayalinden doğmuştur.


Her biri kendi alanında bambaşka ritimlere sahip olan bu üç arkadaş, yıllar boyunca seramikle bireysel olarak ilgilenmiştir. Kovid döneminde aksayan bireysel çalışmalarının ardından dostluklarına seramik yolculuklarını da ekleyerek 2021 yılında İstanbul Anadolu Hisarı’nda kendi atölyelerini kurmuşlardır.


Atölyeye adını veren Triquetra, Latince kökenli “üç köşeli” anlamına gelir ve üçlü birlik kavramını temsil eder. Bu sembol; ruh–beden–zihin, geçmiş–şimdi–gelecek ve doğum–yaşam–ölüm döngüleri gibi pek çok bütünlüğü ifade ettiği gibi, aynı zamanda atölyenin kurucuları Burçin, Mehtap ve Saadet’in birlikteliğini simgeler. Seramik sanatının temelini oluşturan çamur–su–ısı üçlemesi de bu anlam bütünlüğünü tamamlar.


Atelier Triquetra ekibi, ağırlıklı olarak stoneware çamur ile yüksek derecede pişirimler gerçekleştirmekte; hem sofra kullanımı için dayanıklı ve fonksiyonel ürünler, hem de dekoratif amaçlı özgün tasarımlar üretmektedir. Her bir parça elde şekillendirildiği için eşsizdir ve geleneksel seramik zanaatini modern bir yorumla buluşturur. Atölye kendi koleksiyonlarının yanı sıra özel sipariş taleplerinde de severek çalışmaktadır. Aynı zamanda diğer sanat dallarıyla iş birliği çalışmaları yaptıkları özel seri eserleri de bulunmaktadır.


Atelier Triquetra ürünlerinin her biri, üç arkadaşın paylaşımı, emeği ve yaratıcı birlikteliğinin bir yansımasıdır. Üretilen her eser kendi hikâyesini içinde barındırır.

Image

Sankofa Art Curation markası altında üretilen Cici çantalar, kutup ayıları, kuşlar, leoparlar, kunduzlar, eşekler ve köpekler gibi figürlerle sıra dışı bir stil sunuyor. Bu hayvanlar, insanlığın yarattığı tehditler karşısında öfkeli ve kederli görünüyor. Her biri sessiz bir çığlık. Yüzlerindeki hüzün, insanlığın doğaya ve canlılara verdiği zararın yıkıcı sonuçlarını anlatıyor.


Her Cici çantası sadece bir moda aksesuarı değil; aynı zamanda doğa ve hayvanlar için bir ses. Bu çantalar, hayvanlara yapılan zulme hayır diyemeyenler için bir sembol haline gelebilir; çünkü bu hayvanların gözlerindeki hüzün, öldürülen, yerinden edilen ve küçülen yaşam alanlarına terk edilen milyonlarca canlının acısını yansıtıyor. Her çanta, bir hayvanın hayatta kalma mücadelesini temsil ediyor ve bilinçli tüketicilere güçlü bir mesaj veriyor:

"Moda sadece zarafetle ilgili değildir; aynı zamanda vicdanla da ilgili olabilir."

Image

Tasarım pratiğini doğal malzemeler üzerine kurgulayan Meltem Eke; yün, lif ve kumaşa yeni bir form kazandırma tutkusuyla çalışan bir isim. Keçe ve dokuma gibi köklü teknikler, onun ellerinde modern bir yoruma kavuşuyor. Pratiği tamamen yavaş üretim ve sabır üzerine kurulu olan Eke'nin dünyasında; renkler özgür, malzemenin doğal dokusu ise başroldedir. Seri üretimin aksine her tasarım elde tek tek şekillenir; sonuç ise kendi ruhu ve hikayesi olan, tekrarı imkansız, özgün parçalardır.

Image

Gülnur Özdağlar ODTÜ’de mimarlık okudu, mezun olduğu 1986 yılından başlayarak mimar olarak çalıştı, çeşitli gruplarla proje yarışmalarına katıldı, çok sayıda yarışmada ödül kazandı. Mimarlığın yanı sıra grafik tasarım ve fotoğraf çalışmaları yurtdışında dergi ve kitaplarda yayımlandı. Dijital sanat alanında katıldığı uluslararası yarışmalarda ödüller aldı. 2008 yılından bu yana, kendi geliştirdiği teknikle PET şişeleri dönüştürerek nesneler yapıyor. 


Tertium Non Data Latince bir simyacı deyişi, "Üçüncü Veri Yok" demek. İki elementin birleşerek üçüncü yepyeni bir madde oluşturması, örneğin simyacının tenekeden saf altın yaratması esrarengiz bir süreçtir. Dönüşümü mümkün kılan şeyin yani 3. verinin ne olduğu bilinemez. Bu deyişin benim işlerimi anlattığına inanıyorum; çöpe atılan plastik şişeleri mücevhere dönüştürürken 3. veri belki de işçiliktir, belki sanatsal dokunuştur. 
Gelecekte plastiğin kayıpsız geri dönüşeceğine, bunun “biçimlerin yaratılışına yön vereceğine”, geri dönüşüm, hatta ileri dönüşüm değil “karmik telafi” yi sorun edeceğimize, yani daha güzel bir dünyaya inanıyorum.

Image


İrem Günyol, 1971 İstanbul doğumluyum.  3 yaşlarında duvarlara sürekli daireler çizerek o yıllarda neden çizdiği anlaşılamayan bir çocukluk dönemi ardından özellikle insan yüzü ve anatomisine merakımla gelişen çizimler sonrasında bu yeteneğimi geliştirmeyerek geçen yıllardan sonra 44 yaşında keçe ile tanışmam hayatımın dönüm noktalarından biri oldu.


Kendi kendime öğrendiğim teknikleri geliştirerek geleneksel keçeciliği modernize tasarımlarla yeniden harmanlayarak özellikle figüratif 3 boyutlu çalışmalara yoğunlaştım. Keçe yününün dokusu doğallığı ve geçmişte kullanıldığı alanlar beni hep etkiledi. Dünyanın bir çok ülkesinden farklı yünlerle çalışma fırsatım oldu. Özellikle bir dönem verdiği sıcaklık ve yapısındaki doğallıktan etkilenerek terlikler çalıştım. Rengarenk, düz üzeri desenli çeşit çeşit terlikler. Yapım aşamalarının çok meşakkatli olması ve ülkemizde ederinin maalesef olmayışı sebebiyle figüratif çalışmalara yöneldim. Önceliğimi de köpeklere ve kedilere verdim. Böylesine aşkla sabırla ruhuma kalbime ve beynime iyi gelen ve bu alanda yaratıcı özgün eserler çıkararak kendimi bulmama adeta vesile olan bu sanatı ömrüm el verdiğince devam ettireceğime inanıyorum.

Image

Mimar Eylem Pala Uluğ öğrencilik yıllarından itibaren bireysel olarak ve farklı ekiplerle birçok ulusal yarışmaya katılmış, bunların 16sında farklı derecelerde ödül grubunda yer almıştır.

Mezun olduğu günden itibaren bünyesinde olduğu Atölye Uluğ Mimarlık İşleğinde büyük ve küçük ölçekli birçok mimari projenin tasarım ve uygulamasında aktif rol almıştır. 


2016 senesinden bugüne mimarlık mesleği ile ilgili çok kişisel bir çalışma alanı yaratarak hem mesleğinin hem de bireysel varoluş biçiminin  'sürdürülebilirliği' üzerine düşünmeye başlamıştır. Sürdürülebilirlik mutlak bir üretim fikrini beraberinde getirmiştir, bu üretimin nesnesi ise tek kullanımlık çöpe gidecek olan plastik poşetler olmuştur.


Mimarlık üretiminin yanında plastik poşetler ile geçen yaklaşık 1,5 yıllık araştırma dönemi sonucunda kendine has bir teknik geliştirmiş ve farklı biçimlerde ve farklı alanlarda kullanılabilen yeni bir hammadde elde etmeyi başarmıştır.


Bu yapma biçiminin daha sürdürülebilir bir dünya fikrini geliştirmeye hizmet ettiğini düşünmektedir. Bu üretim tekniği ile bir çok farklı obje tasarlayıp üretmektedir. Tasarımları ulusal ve uluslararası mecralarda yayınlanmış, grup ve solo sergilerde yer almıştır.

Image


Fem Güçlütürk, doğayla samimi ilişkisini hem yazılı eserlerine, hem sanatsal üretimine, hem de toplumsal paylaşımlarına yansıtan bir sanatçı.


Doğaya dair gözlemlerini, günlük hayat ritimlerini, bitkilerle kurduğu ilişkiyi ve form ve renk dünyasını tuval, kağıt ve başka malzemelerle yansıtır.


• Arka plan: Avusturya Lisesi mezunu, Boğaziçi Üniversitesi eğitimli ve uzun yıllar iletişim ve marka yönetimi alanında çalıştı.

• Labofem: 2014’te İstanbul’da

kurduğu Labofem Bitki Atölyesi, bitkilerle dolu yaşam tarzını ve bitki bakımını merkeze alan bir platform/marka haline geldi.  

• Doğaya dönüş: Son 10 yıl içerisinde doğa içinde bir yaşama geçiş yaptı. Muğla kırsalında yaşamayı seçti. 

• Medya & Eğitim: BeIN, YouTube ve Gazete Oksijen’de bitki bakımı ve doğaya dair paylaşımlar yapıyor, gezi ve yaşam tarzı yazıları yazıyor.  

• Sanatsal Duruş: Estetik, doğa merakı ve pratik bilgi birikimini birleştiren sanatçı form ve renkleri, bitki, hayvan ve doğal yaşam detaylarını farklı tekniklerle işler. 


📖 Labofem: Bitkilerle İyi Geçinme Rehberi (2024)

• Bitki bakımı, saksı bitkileriyle ilişkiler, doğru toprak ve besin seçimi gibi pratik bilgiler sunan rehber niteliğinde bir kitap. 


Palmiye ile Karatavuk (2024)

• Fem Güçlütürk’ün Labofem’in bahçesindeki doğa döngüsünü çocuk kitabı olarak yazıp resimlediği sıcak bir hikâye. 


Sergi ve Sanat Üretimi


🎨 Biz Sonradan Geldik Sergisi (2025)

• İlk kişisel sergisi “Biz Sonradan Geldik”, Inspera Bodrum’da gerçekleşti. 


🖼️ Gel Beraber Çizim Atölyesi (2025)

2025 yılının son çeyreğinde başlattığı Gel Beraber çizim atölyesi 2 katılımcı ile 2 gün sürüyor. Birlikte doğada geçirilen sürede renk, form, doku ilhamları toplanıyor malzeme, teknik çeşitliliği ile tanışılıyor ve gün boyu birlikte çizim denemeleri yapılıyor.

Image


Yağmur ÇALIŞ, 2005 yılında İstanbul Avni Akyol Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Resim Bölümüne kabul edildi. Dört yıllık eğitiminin ardından 2009 yılında MSGSÜ Heykel Bölümüne birincilikle girerek sanat eğitimine devam etti.

Ahşap Heykel Bölümünden mezun olan Çalış, klasik yontu anlayışının sınırlarını aşarak, ailesinden miras kalan küfecilik geleneğini kendi konstrüksiyon yaklaşımıyla yeniden yorumladı. Heykel pratiğinde malzeme çeşitliliğine önem veren sanatçının ana malzemelerinden biri de kâğıttır.

Eserlerinde doğanın savunma mekanizmaları ve kavramsal zıtlıkları üzerine yoğunlaşan Çalış, üretimlerine Bursa İznik’teki atölyesinde devam etmektedir.

 

Seçilmiş Sergiler

• 2015 On Paper Grup Sergisi - Gaia Galeri

• 2015 Contemporary İstanbul Sanat Fuarı

• 2016 Umulmadık Topraklar - Artist2016 TÜYAP

• 2017 Taksimsel Duruş Grup Sergisi - Cer Modern

• 2017 Ütopya - Artist2017 TÜYAP

• 2019 Contemporary İstanbul Sanat Fuarı - Art Factory

• 2019 Bir Maniniz Yoksa Grup Sergisi - Art Factory

• 2020 The Heirs Grup Sergisi - Hinterland Galeri, Viyana

• 2020 So Near Yet So Far - Villa Waldberta, Münih

• 2020 Suyun Taksimi - Karşı Sanat Çalışmaları Grup Sergisi

• 2020 Asla Gözlerini Kaçırma - Karşı Sanat Çalışmaları Grup Sergisi

• 2020 MamutArt Project

• 2021 Contemporary İstanbul - Seçkin Pirim ile Ustalaşma Döngüsü ortak proje - BROTHERS1801

• 2021 One Akaretler

• 2021 The Ummunity - Karşı Sanat Çalışmaları, Galerie der Künstler - Münih

• 2023 Yarının Hayaletleri Grup Sergisi - Barın Han

• 2023 Nord Art 2023 ‘focus country’ Türkiye pavyonu

• 2023 Artistanbul Feshane - Ortadan Başlamak - Grup Sergisi

Image


Gülşah PESTİL, 1988 yılında İstanbul’da doğdum.Sanat tarihçisi, sanatçı ve küratör olarak disiplinlerarası bir perspektifle çalışmalarımı sürdürmekteyim. Eğitim hayatıma İstanbul Üniversitesi Taşınabilir Kültür Varlıklarını Koruma ve Onarım Bölümü’nde başladım ve 2013 yılında lisans eğitimimi tamamladım. Yüksek lisans derecemi 2022 yılında Medeniyet Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü'nden, aldım. Şu anda İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nde doktora eğitimine devam etmekte ve "Osmanlı Kitap Sanatlarında Mekan ve Temsil" başlıklı tez çalışmasını yürütmekteyim.


2025 yılında "Timeless", 2020 yılında Canan: Gönül Dili ve yine 2022 yılında "Başka Bir Âlem" gibi kişisel ve karma sergilerin yanı sıra, Mardin Uluslararası Tasarım Vakfı bünyesinde düzenlenen "Mardin: Düşler ve Gerçekler" (2023) gibi projeleri hayata geçirdim.


Medeniyet Sanat, Varlık ve Artisan Sanat gibi dergilerde çeşitli makaleler yayınlamanın yanı sıra, 2024 yılında Frankeştayn Kitabevi’nde düzenlenen "Osmanlı Resminde Pornografi" başlıklı konuşma ve İBB IPA İstanbul Kitaplığı bünyesindeki minyatür odaklı söyleşi serileri gibi etkinliklerde moderatör ve konuşmacı olarak yer aldım.


Akademik ve sanatsal odağım, geçmişin estetiğini bugünün sorularıyla yeniden yorumlamak üzerine kurulu. Osmanlı görsel kültürü, İslam sanatında toplumsal cinsiyet temsilleri, feminist ve queer sanat tarihi yaklaşımları, çalışmalarımın merkezinde yer almaktadır. 

Image


 1982 Bursa doğumlu olan Özge Tezgör, lisans eğitimini Uludağ Üniversitesi Matematik & İktisat, yüksek lisans eğitimini ise Uludağ Üniversitesi Matematik bölümünde tamamladı. 2005 yılından bu yana otomotiv sektöründe profesyonel kariyerine devam etmekte olan sanatçı, 1996 yılında ilk kişisel filografi sergisini açtı. 1988 yılından itibaren sanat atölyelerinde resim çalışmalarına devam eden sanatçı, güzel sanatlar fakültelerinin sanat eğitim programları ile çalışmalarını desteklemiştir. İstanbul, Bodrum ve Bursa’da 22 adet karma ve 5 solo sergiye katılan Tezgör, 2022 yılında “UKDE” isimli ilk kişisel resim sergisini açmıştır. Sanatçı, 2023 yılında Frank Art Studio, 2025 yılında UZ Art Gallery ile çalışmaya başlamıştır.

Image


İREM SÖZER

İrem Sözer, Bursa'da doğdu ve sanatla olan bağı, geleneksel sanatların incelikli dünyasına duyduğu çocukluk hayranlığıyla şekillendi. İlerleyen yıllarda, bu erken ilgi onu, temel sanat eğitimini en yetkin kaynağından alacağı Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'ne yöneltti. Burada Geleneksel Türk Sanatları Bölümü, Çini Tasarımı Anasanat Dalı'ndaki eğitimi, hem teknik becerilerini derinleştirdi hem de estetik algısını akademik bir perspektifte şekillendirdi.

Taner Alakuş Minyatür Atölyesi'nde sürdürdüğü minyatür çalışmaları ise onun detaylara hakimiyetini ve disiplinlerarası bir sanatçı olma yolundaki ilk adımlarını güçlendirdi.

Bu geleneksel arka plan, onun için bir son nokta değil, çağdaş bir dil inşa edeceği sağlam bir temel oldu. Gelenekselin katı kuralları ile çağdaşın özgür ifade biçimleri arasında kurduğu bu diyalog, Courbe Studio markasının doğuşuna zemin hazırladı. Fransızca 'kıvrım' anlamına gelen "courbe"den ismini alan marka, kadın formunun organik ve estetik hatlarına bir saygı duruşudur. Bu felsefe, onun sadece seramik ve çini değil, tüm sanatsal üretimlerinin merkezinde yer alır.

Saliha Kartal Ceramic Studio'daki çalışmaları ve uluslararası sanatçılara asistanlık yaptığı projeler, bu kişisel dilin global bir perspektifl e zenginleşmesine olanak tanıdı. Aynı zamanda Marmara Üniversitesi'nde tamamladığı pedagojik formasyon ve MTA Lisesi'ndeki öğretmenlik stajı, bilgi birikimini paylaşma ve yeni nesillere aktarma arzusunu pekiştirdi.

Bugün İrem Sözer, tüm bu çok katmanlı birikimi -geleneksel sanatların disiplini, çağdaş yorumun özgürlüğü, eğitmenlik sorumluluğu ve uluslararası iş birliklerinin kazandırdığı vizyon- Courbe Studio çatısı altında birleştiriyor. Eserleri, 2021'den beri İstanbul'daki karma sergilerde izleyiciyle buluşurken, o, her bir parçayı sadece bir obje değil, kadınsı formun zamansız bir kutlaması ve kişisel hikayesinin bir yansıması olarak üretmeye devam ediyor.

Image

Meriç Erten


1969 Zonguldak doğumludur. Nişantaşı Anadolu Lisesi ve Cerrahpaşa İngilizce Tıp Fakültesi mezunudur. Uzmanlığını aile hekimliği branşında Şişli Etfal hastanesinde tamamlamıştır. 2001 yılından bu yana halen aktif olarak özel sektörde bir işyerinde hekimlik yapmaktadır. Bir kızı ve bir oğlu vardır. Sanata olan ilgisi uzun yıllardır devam etmekte olup 2016 yılında Tokat Tahta baskı programı sertifikası ve 2018 yılında Ekolojik Baskı sertifikası almış ve pandemi döneminde çini ve seramik çalışmalarına da ilgi ile başlamıştır. Özel sektörde gönüllülük projelerinde sanatsal çalışmaları ile sayısız hayır kurumuna para toplanması görevlerinde başarıyla yer almıştır. Sanatın uzun hayatın kısa olduğu felsefesi ile sanat tutkusunu sergileme ve bu yolda ilerleme kararıyla çalışmalarına devam etmektedir.

Image
Leyla Borovalı



CV
Lives and works between Barcelona, London, İzmir
E-Mail: [email protected] Website :leylaborovali.com
Education
Ceramics and Glass MA, Royal College of Art, London 2023 - 2024
Parsons School of Design, BFA Illustration, Printmaking minor, New York- 2016 - 2020
Short Courses
-Intermediate Ceramics, Short Courses , UAL Central Saint Martins London, 2022
-Understanding Porcelain - Antoinette Badenhorst, La Meridiana , 2022
-Glazes of our Lives , Ceramic Materials online workshop, 2022
Selected Exhibitions
AURA, Celebrating Contemporary Female Artists’, Rubén Torres Gallery, Barcelona 2025
Ben’ler, İstanbul, 2025
Vision London, When Is Now, London, 2025
New Lands / Yeni Topraklar, Arkas Sanat Alaçatı, Izmir, 2024
Royal College Of Arts, Graduate Show, London, 2024
Bermondsey Art Project, London, 2023
Art Fairs
Focus Art Fair, Saatchi Gallery, Art Elsewhere, October 2025
Contemporary Istanbul Art Fair, Vision Art Platform, September 2025

Image

Dr. Mürüvvet Uygun


Uzmanlığını ve tüm deneyimlerini “çocuklar, kitaplar ve eğitim” konularına adamış Eğitim Bilimci/Yazar Dr. Mürüvvet Uygun; lisans eğitimini “Halkla İlişkiler”, “Sınıf Öğretmenliği ve Pedagoji” alanlarında tamamlayarak, Amerika Birleşik Devletleri’nde iki farklı üniversitede “Psikoloji” ve “Davranış Bilimleri” alanında da yüksek lisans ve doktora derecelerini almıştır.

Çocuklar için yazmaya devam eden Dr. Mürüvvet Uygun, atölyeler ve seminerler düzenlemekte olup eğitim, aile ve başarı danışmanlığı alanında hem kurumsal hem de bireysel çalışmalarıyla topluma aktif katkılar sağlamaktadır. Yazılı ve görsel medyada çeşitli makaleler yazarak ve programlar yaparak, her çocuğun biricikliğini önemseyen ilkesi doğrultusunda çalışmalarını sürdürmektedir.

Bugüne kadar yayımladığı on kitapla çocuk edebiyatı ve eğitim alanına önemli katkılar sunan Dr. Uygun, bilimsel birikimini çocukların dünyasına aktarırken üretmeye, yazmaya ve yeni projeler geliştirmeye devam etmektedir.

Image

PEMRA AKSOY

 

 

 

1976 yılında İzmir’de doğan Pemra Aksoy, 2000 yılında Koç Üniversitesi’nde “Sosyoloji” üzerine lisans eğitimini tamamladıktan sonra Işık Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi “Resim Bölümü” Yüksek Lisans programını bitirdi. Işık Üniversitesi’nde Prof. Balkan Naci İslimyeli Atölyesi’nde çalışmalarını tamamladı. 2013 yılında Salzburg Güzel Sanatlar Akademisi’ndeMilena Dragicevic atölyesine katıldı. 2014 yılında Londra’da, Central Saint Martins, University of the Arts London’da “Contemporary Fine Arts Practice” programına katıldı.

 

2014 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde başladığı, Resim Bölümü “Sanatta Yeterlilik” Doktora programını 2022 yılında tamamladı. Çalışmalarında esas olarak kimlik, kendilik, dil ve hafızakavramlarına odaklanarak; bireysel ve toplumsal gerçeklik üzerinden benliğin inşasını ele almaktadır. Bugüne kadar birçok kişisel ve karma sergiye katılmış olup ilk kişisel sergisini 2013 yılında Piramid Sanat Galerisi’nde açmıştır.İstanbul’da yaşamakta ve çalışmalarına devam etmektedir.  

Image

Yasemin Elif, dijital dünyada Jaxrone adıyla tanınan, İstanbul doğumlu bir illüstratör ve görsel sanatçıdır. Küçük yaşlardan itibaren çizime duyduğu ilgi, zamanla onun için yalnızca bir hobi olmaktan çıkmış; kendine özgü bir ifade diline dönüşmüştür. Erken yaşlarda şekillenen bu yaratıcı merak, onu klasik kalıplardan uzak, tamamen özgün bir görsel evren inşa etmeye yöneltmiştir.
Sanat pratiğinin merkezinde, “minik canavarlar”dan oluşan, ilk bakışta tatlı ve masum görünen ancak derinliklerinde güçlü bir hayal dünyası barındıran özgün karakterler yer alır. Jaxrone’un yarattığı bu dünya, sevimlilik ile tuhaflığın dengeli bir şekilde iç içe geçtiği, izleyiciyi hem gülümseten hem de düşünmeye davet eden bir evrendir. Her karakter, sanatçının iç dünyasından, gözlemlerinden ve sezgilerinden izler taşır.
Sanata bakış açısı; yalnızca gözle görüneni aktarmak değil, zihin ve elin birleşmesiyle ortaya çıkan yeni bir gerçeklik yaratmak üzerine kuruludur. Jaxrone için çizim, somut olanı birebir yansıtmak yerine, algılananı dönüştürme sürecidir. Bu nedenle eserlerinde, gerçek dünyadan ilham alan ancak tamamen sanatçının zihinsel filtresinden geçerek yeniden şekillenen sahneler ve karakterler yer alır. Kendi iç dünyasında kurduğu bu evrenin belirli parçalarını, izleyicilere açarak onları bu hayal gücüyle örülü alanın bir parçası haline getirmeyi amaçlar.
Eğitim hayatında da sanatsal yönünü bilinçli olarak geliştiren Yasemin Elif, lise eğitimini Grafik Tasarım alanında tamamlamıştır. Bu süreçte görsel dil, kompozisyon ve tasarım prensipleri üzerine teknik bir altyapı kazanmıştır. Ardından Topkapı Üniversitesi Çizgi Film ve Animasyon Bölümünde eğitim alarak, karakter tasarımı, hikâye anlatımı ve hareketli görsel anlatım konularında kendini derinleştirmiştir. Bu akademik birikim, onun illüstrasyonlarında anlatı gücünü ve karakterlerinin ifade zenginliğini belirgin biçimde desteklemektedir.
Bugün Jaxrone, kendi tarzını net bir şekilde ortaya koyan, sınırlarını kendi belirlediği bir sanat anlayışıyla üretmeye devam etmektedir. Çalışmaları; kişisel evreninden beslenen, özgün karakterler aracılığıyla izleyiciyle bağ kurmayı hedefleyen bir anlatı sunar. Sanatçı, bu evreni zamanla genişleterek farklı mecralarda daha fazla insanla buluşturmayı, kendi dünyasını adım adım görünür kılmayı amaçlamaktadır.

Image

TUNCER TUNÇ


1971 yılında Adapazarı’nda doğdu. 2005 yılından beri fotoğraf üretmektedir. Freelance fotoğrafçı olarak çalışmalarını

sürdürmektedir.

2010 yılında FIAP (Uluslararası Fotoğraf Federasyonu)’ın düzenlediği bir yarışmada altın madalya kazandı.

2019 yılında İstanbul Moda Akademisi’nin Moda Fotoğrafçılığını programını bitirdi.

Aralarında Berlin Fotoğraf Festivali’nin de bulunduğu çeşitli karma sergilere katıldı.

Katıldığı grup sergileri:

2021 Join Us, La Visione Art Gallery, İstanbul

2018 Türkiye Blues, European Month Of Photography Berlin, Fotogalerie Friedrichshain

(İstanbul Fotoğraf Galerisi’nin işbirliğiyle)

2017 Limited, İstanbul Fotoğraf Galerisi

2016 Visions and Delusions (Cem Turgay’la birlikte), İstanbul Fotoğraf Galerisi

Image

ERİN İLKCAN ASLAN


Görsel Sanatçı · Disiplinlerarası Üretici


Erin İlkcan Aslan, üretimini resim, dijital sanat, mekâna özgü yerleştirmeler, performatif işler ve kolektif deneyimler arasında konumlandıran disiplinlerarası bir sanatçıdır. Sanatsal pratiğinin merkezinde süreç, dönüşüm ve gözlem yer alır. Aslan, tamamlanmış sonuçlardan çok; oluş hâllerine, eşiklere ve görünmeyen geçiş anlarına odaklanır.


Çalışmalarında mitoloji, doğa, bilinç, içsel yolculuk ve kolektif hafıza temaları öne çıkar. Resimlerinde figür çoğu zaman bir kimlikten ziyade bir iz, bir hâl ya da bir soru olarak var olur. Dijital üretimlerinde ise fiziksel olanla sanal olan arasındaki geçirgen alanı araştırır. Sanatçı, izleyiciyi pasif bir tanık olmaktan çıkararak sürecin bir parçası hâline getirmeyi amaçlar.


Türkiye merkezli başlayan sanat yolculuğu, zamanla uluslararası sergiler, sanatçı rezidansları ve iş birlikleriyle genişlemiştir. Aslan, üretimini yalnızca galeri mekânlarıyla sınırlamaz; kamusal alanlar, kırsal coğrafyalar ve dijital platformlar da pratiğinin doğal uzantılarıdır.



SANATSAL YAKLAŞIM


Erin İlkcan Aslan için sanat; anlatmaktan çok sormanın, öğretmekten çok alan açmanın bir biçimidir. Üretimleri, izleyiciyi kesin cevaplara değil, kendi iç sorularına yaklaştırmayı hedefler. Sanatçı, sürecin kendisini bir ifade biçimi olarak görür ve bu süreci paylaşmayı pratiğinin ayrılmaz bir parçası sayar.

Image

TANER ALAKUŞ

Image

MUNDO


Köpeğim için deri bir tasma yapma hayaliyle başladığım hobi, yıllar boyunca sürdürdüğüm kimya mühendisliği kariyerimi geride bırakıp tutkumu mesleğe dönüştürmemi sağladı.


Tasma ile başlayan bu yolculuk; yurt içi ve yurt dışında aldığım eğitimlerle gelişti, çeşitlendi ve bugün MundoLeather&Clay Design markası altında özgün tasarımlara dönüştü.

Bir kadın girişimci olarak, sürekli öğrenmeyi, iyileştirmeyi ve üretmeyi merkeze alıyor; el emeğiyle hayat bulan her üründe sadelik, işlevsellik ve estetik arasında bir denge kurmayı hedefliyorum.


Her bir parça; doğaya, malzemeye ve emeğe duyduğum saygının bir yansıması.

Mundo olarak sizlere eşsiz ve anlamlı tasarımlar sunmaktan mutluluk duyuyorum.

Image

Gönül Hüseyin, 1988 yılında Bakü’de doğdu. Alman Dili Filolojisi ve Ekonomi (bankacılık) alanlarında iki ayrı üniversite eğitimi aldı. Uzun yıllar yapılandırılmış ve rasyonel bir profesyonel hayatın içinde çalıştı. Otuzlu yaşlarında, kendi sesini ve gerçek arzularını duyma ihtiyacıyla bu çizgiden ayrıldı. Bu kırılma noktasıyla birlikte seramiğe yöneldi ve İstanbul’un merkezinde, büyükannesinin anısına adını verdiği The Juliett Studio’yu kurdu. Böylece kişisel bir hafıza, dünyanın buluşma noktasında yaşamaya ve üretim yoluyla var olmaya devam etti.


Seramik, sanatçı için bir ifade ve dönüşüm alanıdır. Çalışmalarında bilinçli olarak köşelerden kaçınır; tüm formlar yuvarlak, yumuşak ve akışkandır. Bu form dili, insanlarla kurduğu ilişki biçiminin bir yansımasıdır: sertlikleri yumuşatan, keskinlikleri dönüştüren ve anlayışla temas eden bir yaklaşım. Üretimlerinin merkezinde kadın bedeni yer alır. Gönül Hüseyin, kadın bedenini idealize etmek yerine, olduğu hâliyle — güçlü, izleriyle ve gerçekliğiyle — görünür kılmayı amaçlar. Sanatçının temel motivasyonu, kadınların kendilerini Tanrı’nın yarattığı hâlleriyle sevebilmeleri ve kabul edebilmeleridir.

Image

Zeynep Çebi’nin sanatsal dili, alışılmış bir sanat eğitiminin değil; çok katmanlı bir yaşam

deneyiminin içinden süzülerek oluşmuştur.

Eğitim yolculuğuna European School of Economics – London’da işletme eğitimi alarak başlayan

Çebi, akademik serüvenini Schiller International University – Paris’te tamamlamıştır. Disiplin,

yapı ve strateji ile şekillenen bu süreç, onun görsel kompozisyonlarındaki dengeli kurgunun

görünmeyen temelini oluşturur.

Sanata doğrudan değil, bilinçli bir sapmayla yaklaşır.

Daha sonra Le Cordon Bleu’de Wine Management üzerine aldığı eğitim, tat, hafıza ve duyusal

katmanlar üzerine geliştirdiği hassasiyeti derinleştirmiştir. Zeynep Çebi’nin eserlerindeki atmosfer

duygusu, belki de bu rafine algının görsel bir yansımasıdır.

Uzun yıllar otelcilik sektöründe çalışmış, uluslararası ortamlarda bulunmuş, insan davranışını ve

mekân psikolojisini yakından gözlemlemiştir. Bu deneyim, onun figürlerinde hissedilen teatral

yalnızlığı ve zamansız mekân kurgusunu besler.

Resim, başlangıçta kişisel bir alan, bir iç ses olarak ortaya çıkar.

Zamanla bu hobi, karanlık estetikle kurduğu güçlü bağ sayesinde kendine özgü bir anlatıya

dönüşür.

Zeynep Çebi’nin dijital çalışmalarında tekrar eden kurukafa figürü bir sonu değil; bir eşiği temsil

eder. Yaşam ile yokluk arasındaki o belirsiz geçiş alanını, dramatize etmeden ama inkâr da

etmeden işler.

Gotik bir duyarlılık, neredeyse sahne tasarımı hissi veren kompozisyonlar ve sessiz ama yoğun

bir atmosfer…

Çebi, izleyiciyi karanlığa değil, karanlığın içindeki zarafete davet eder.

Onun dünyasında ölüm bir kapanış değil;

anlatının en çıplak hâlidir.

Image


Hülya Şekercioğlu


Karalıyorum sadece; çünkü çizemediğim anlarda bile hayalim susmuyor. İçimdeki

çocuk koşuyor, yeni yüzlere ve yeni hikâyelere karışıyor. Çizmediğim yüzler, hayal

gücüyle ve teknolojinin imkânlarıyla görünür hâle geliyor. Bu figürler yalnızca bir yüz

değil; içlerinde saklı duyguların, geçmişlerin ve ironiyle parlayan hayat anlarının

kapılarıdır.

Ben “hikâyesi olan dijital portreler” üretiyorum.

Yani yalnızca bir yüz çizmiyorum; kişinin ruhunu, taşıdığı yükleri, kırılganlığını,

inadını, gülümseyişini ve geçmişinin izlerini dijital bir anlatıyla birleştirmeye

çalışıyorum. Bunu bir sanat iddiasıyla değil, bir zanaat gibi görüyorum. Çünkü benim

için bu süreç karakter + hikâye + dijital üretim + sunum tasarımının birleştiği özel bir

yolculuktur.

Bu yüzden adı: Narrative Digital Portraitcraft yani Anlatısal Dijital Sanat Portreleri…

Kısaca: NDP

Bana göre bu iş, görünenden çok daha fazlasını bir yüzün içine saklama çabasıdır.

Barok’tan ilham alan yüzlerim biraz abartılı, biraz oyun dolu… tıpkı hayat gibi. Belki

siz de bu yüzlerde kendi çocukluğunuzun kırgınlığını, o tanıdık hüzünlü bakışı ya da

saklı bir gülümsemeyi bulacaksınız.

Çünkü hepimiz aynı anda hem hüzünlenen hem de gülümseyen varlıklarız.


Image

TOT 1997 yılında İstanbul’da doğdu. Sahneyi ve tarihini merak ederek başladığı yolculuğunda,

Beykent Üniversitesi Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetimi Bölümü’nü başarı bursuyla kazandı.

Öğrencilik yıllarında İKSV’nin düzenlediği İstanbul Film Festivali ve İstanbul Caz Festivali gibi

uluslararası ölçekli kültür etkinliklerinde görev alarak üretimin dinamiğini sahada deneyimledi.

Aynı dönemde yer aldığı fotoğraf çekimleri ve yaratıcı projeler, görsel dile ve estetik kurgulara

olan ilgisini derinleştirdi.

Sanatın disiplinler arası yapısı, pratiğini yalnızca organizasyon ve görsellikle sınırlı bırakmadı;

yazı alanına da taşıdı. Yakın zamanda yayımlamayı planladığı 100 sayfalık şiir kitabında;

melankoli, beden, kimlik ve varoluş temalarını kişisel bir anlatı diliyle ele aldı.

2019 yılından itibaren Sankofa Art Curation ekibiyle birlikte; Four Seasons Hotel Bosphorus,

BKM Uniq Hall ve The Marmara Bodrum gibi kurumlara sanat alanında danışmanlık hizmeti

vererek çağdaş sanat ile kamusal ve yarı kamusal alanlar arasında bir bağ kurma pratiği

geliştirdi. Hepsiburada’nın SanatBurada platformunda yer alarak dijital mecrada sanatın

görünürlüğüne katkı sağladı. Daha önce Art.Ist Sauna’da etkinlik ve sergi koordinatörlüğü

üstlendi; Gzone dergisinde kısa süreli köşe yazarlığı yaparak günlük yaşam üzerine metinler

kaleme aldı.

2020 yılında, geliri sokak hayvanlarına bağışlanan sosyal sorumluluk temelli “caos” projesini

başlattı. Moda ve stil alanındaki üretimini kuramsal ve teknik bir zemine oturtmak amacıyla

İstanbul Moda Akademisi’nde Styling eğitimi aldı.

2022 yılından bu yana reklam projelerinde sanat ve kostüm direktörü olarak çalışmakta; görsel

hikâye anlatımını stil, mekân ve obje üzerinden kurgulamaktadır. Vakıf GYO reklam filminde

styling asistanı, Casper reklam filminde ise sanat ve kostüm direktörü olarak görev almıştır.

Üretim pratiğini; sanat, moda ve metin arasında dolaşan, disiplinler arası ve deneysel bir

zeminde sürdürmektedir.

Image

SELMİN ÜNVER ESER 

(Müzehher)


Üniversite eğitimini sanat tarihi üzerine tamamladıktan sonra kariyerine 20 yılı aşkın bir süredir dekorasyon dergicisi olarak devam eden Selmin Ünver Eser tarafından tek tek elde üretilerek hayata geçirilen, her biri birer hikayeye sahip olan ve Limoges porselen çamuru ile hayat bulan sofra ürünleri & dekoratif obje markası MÜZEHHER; 1900’lü yılların başına dayanan dönem parçaları ile öne çıkıyor. 


Karaftan mumluğa, abajurdan masaüstü ürünlere, kahve fincanından viski kadehine hatta tabak setlerine kadar birçok ürünü tek bir çatı altında toplayan markanın ürünleri; sizleri kimi nesilden nesile ve elden ele geçmiş aile mirasının birer parçası olan; kimi ise o yılların Avrupasını keşfederken seyahatlerden toplanarak sandıkta gizlenmiş naftalin kokulu dönem parçalarının büyülü hikayesine davet ediyor. 


Markanın kurucusu Eser’in babaannesinin adını taşıyan ve nev-i şahsına münhasır çizgileriyle zamansız parçalar üreten MÜZEHHER markasına ait dokunacağınız her detayda gözlerinizi kapatarak o yılları solumak ve o yılları hayal etmek, hatta belki hikayenin bir yerlerinde kendinizi de bulmak elinizde tuttuğunuz objeyi daha da değerli kılacaktır.


Kökler her şeydir ve sizin küçük hikayenizin başlamasına neden olan her şey köklerinizde gizlidir…

Image